top of page

Unorthodox

Güncelleme tarihi: 10 Tem 2020



Beni çok etkileyen bu 4 bölümlük dizi için yazı yazmadan geçemeyeceğim.

Dizi Newyork'da Williamsburg'ta yaşayan Hasidik Yahudi ailesinde doğup büyüyen bir genç kızın kendini bulma yolculuğu.

Niçin mi etkilendim ?

Kendimi bildim bileli dinler ve inanış biçimleriyle çok ilgilendim.İnanma ihtiyacı içinde doğan insana yol göstermek maksadıyla başlayan hareketler sonrasında insanı ağırlığı altında ezen ritüellere ve zorunluluklara dönüşüyor her zaman.


Bu zorunlulukları bir nevi açık hapishaneye benzetiyorum..İnsanlar uyulması zorunlu kurallar yaratıyorlar ve onlara uyuyorlar, üstelik diğerlerini de uymaya zorluyorlar.

Birçok kişi de itiraz edemedikleri için yada dışlanmamak adına, iteate zorluyor kendini.


Seyrettiğim Unortadoks dizisi işte bu kuralların en ağır işlendiği bir yahudi cemaatinde yaşayan 19 yaşındaki bir kızın yaşamıydı.İşin aslı kökten dinci islamcıların yaşayışlarına

ne de çok benziyordu.

Dizide 18 yaşında evlendirilen Esty'nin evlilik sonrası saçları kesilmişti.Bunun niçin olduğuna bir türlü anlam verememiştim.Sonra merak edip araştırdım, Hasidik Yahudilerde

Kadınların saçlarını göstermesi yasakmış.Saçlar kesildikten sonra ya peruk yada örtü kullanımı zorunluymuş.

Bu bilgi beni üniversite yıllarıma götürdü.O dönemde Üniversite öğrencilerinin örtü

takması yasaktı.Örtü kullanan öğrencilerle ,üniversite yönetimi arasında ciddi çekişme olurdu.Bazı öğrenci kızlar saçlarını göstermemek için peruk takmaya başlamışlardı.

Aynı Esty yada Hasidik Cemaati kadınları gibi.Öğretiler ne kadar da benziyordu birbirine.

Hıristiyanlıkta da durum farklı değildi.Rahibelerin kıyafet ve örtünme biçimleri ile

ülkemizde şimdilerde kadınların saçlarını örtme biçimi aynı değil miydi?

Niçin tüm dinlerde kadının örtünmesi vardı?

Örtülerek görünmez olması mı isteniyordu ,kadının?

Yoksa sadece çoğalmaya yarayan bir araç mıydı kadın?

Niçin kadınların eğitim alması istenmiyordu?

Kadınlar eğitimli olursa itaat etmezler mi erkeklerin koyduğu kurallara?


Dizi filmdeki en can alıcı söz bence ,"Tanrı benden çok şey bekliyordu" sözü oldu.

Esty niçin yaşadığı yerden kaçarak geldiği sorusunu işte böyle cevaplamıştı.


Tanrı mı, yoksa insanlar mı çok şey bekliyordu?


*********************************************************************************************************

Unortadoks dizi özeti

Esty (Ester) adında , babannesi ve dedesi tarafından yetiştirilen genç kız 18 yaşında

gelenekler eşliğinde evlenir.Evlenmeden önce eşini bir yada 2 kez görür.

İki tecrübesiz genç, dini öğretiler eşliğinde ilk kez birlikte olma deneyimi yaşayacaklardır.

Ve öğrendikleri ise birlikteliğin sadece çocuk yapma amaçlı bir deneyim olduğudur.

Uzun süre birliktelik deneyimini yaşayamayan gençlere yardım etmek için eşinin annesi genç kızı ziyaret eder ve bu Esty'yi daha çok strese sokar.

Tüm bu stres altında birlikte olmayı başarır gençler bununla birlikte ikisi de çok mutsuzdur.

Evliliğin ana amacının çocuk yapmak olduğu öğretisi ile büyütülen eşi çocuk yapamayacağı düşüncesiyle ondan ayrılmak istediğini söyler, oysa Esty tam da o sırada hamiledir.Bunu eşine söylemekten vazgeçer Esty. Düğündeki takılarını bozdurur ve annesinin yanına Berlin'e gitme, daha doğrusu kaçma kararı alır ve öyle de yapar.


Berlin'e gittiğinde annesinin evine gider fakat annesini bulamaz.Gittiği ikinci adres ise Berlin müzik konservatuvarıdır, hayali müzikle ilgilenmektir ve konservatuvar seçmelerine başvurur. Esty'nin yaşadığı cemaatte kadının eğitim almasına izin verilmezken, Esty, ailesinden saklı olarak Amerikalı bir öğretmenden piyano dersi almıştır.

Gidecek yeri olmayan Esty konservatuvar civarında dolaşmaktadır ve burada bir grup konservatuvar öğrencisi gençle tanışır.

Tüm bunlar olurken Eşinin ailesi Esty'i bulma için çalışmaları başlatmıştır.Onlar için büyük prestij kabıdır Esty'nin kaçması ve üstelik Esty'nin hamile olduğunu da öğrenmişlerdir.

Esty'nin Eşi ve kuzeni de Esty'nin peşinden Berlin'e gelir.

Genç kız hayatı öğrenirken, annesi ile de yüzleşir.Anneside aynı onun gibi 17 yaşında evlenmiş ve Esty'i doğurduktan sonra baskıya dayanamayarak Esty'le birlikte kaçmıştır

kaçmasına ama Esty'i kocasının ailesinden kurtaramamıştır.

Bu hikayeyi şimdiye kadar bilmeyen Esty annesinin durumunu ilk defa kavrar.

Esty'de hamiledir, kaderleri çok da benzemektedir.Annesi ise Esty'nin çocuğuna birlikte bakabileceklerini söyler.Bu Esty için çok önemlidir, yalnız değildir artık.

Bu arada konservatuvar seçme günü gelir. Esty piyano branşında seçmelere girecek iken ani bir kararla vazgeçerek şarkı söylemek ister.Jüri zor da olsa kabul eder teklifini ve Esty o şarkıya tüm ruhunu üfler adeta. Acılarını, mutsuzluklarını, yokluklarını...

Kabul edilir konservatuvara.

Seçmeleri annesi, yeni tanıştığı konservatuvardaki arkadaşları ve eşi de seyreder. Esty'nin eşi iyi ve duygusal bir çocuktur.Gerçekte Esty'i sevmektedir yalnız feodal düzene karşı çıkacak gücü yoktur.Diğer yandan Esty'nin kaçmasının ondan boşanmak istemesi olduğunun da farkındadır ve Esty'yi geri götürmek ister ...

Esty artık çok geç diye cevaplar.

Esty artık yeni tanıdığı bu hayata devam etmek istemektedir.Özgürlük her şeydir.






Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page