top of page

Tipik bir Trabzonludur Bekir...

İlhamımı ve tüm yazılarımı insanlara borçluyum.

Yalnızken olayları ve konuşmaları toparlayarak yazıyorum.

İlham ise günlük yaşamımın içinden geliyor. Malzemesi insan ve tabi ki benim gördüklerim, duyduklarım içinde olduğum ya da olmadığım, gözlemlediğim, seyrettiğim duyduğum ya da duymadığım her şey.

Ne zamandır yazmak istediğim bir şey vardı. Daha doğrusu Bekir'in beni motive ettiği bir şey.

Bekir mi kim? diye sorabilirsiniz.



Bekir, benim kuaförüm.

Genelde ilhamım yürüyüşte kendimle başbaşa olduğumda geliyor.

Yazılarımı da boş kaldığım her yerde yazıyorum. Sabah kuaförde yazmaya başlıyorum.

Sürekli soruyor beni yazdın mı diye?

Bugün artık onun günü..

Konumuz Bekir...

2011 den beri gittiğim kuaförde çalışıyor Bekir. Her daim kuafördeki en iyi olan kişi bana bakmıştır. Burada egom mu konuşuyor ne?😜

2011 yılından beri 5. en iyi portföy yönetmenimdir Bekir.

Hepsine ayrı ayrı buradan teşekkür etmek istiyorum.

Hepsinin sanatı gerçekten iyiydi.

Bekir'i diğerlerinden ayıran ne diye düşündüğümde "anlatılmaz yaşanır" demek istiyorum.😜😉

Bekir çabuk sinirlenen ve çabuk küsen bir arkadaşımızdır.

Hem asabi hem de çok duygusal.

Bu zaman zarfında benimle en çok diyolağa girendir, kendi kendine inisiyatif alır.


6 ay boyunca peşimden koştu ve saç rengimi daha açık sarıya yakın bir renge döndürmek istediği konusunda ısrar etti.

En sonunda dayanamadım kabul ettim.

Saçlarım şu anda tarihinde yaşadığı en açık tonda boyalı ..

Sarışın olmadıysa da ona çok yakın.

Arkadaşlarım soruyorlar saç rengimi.

Alışık değiller bende bu rengi görmeye.

Kuaförümün seçimi diyorum ve ekliyorum.

Kuaförümün karısı Rus, bizim ki sarışın seviyor😜

Geçenlerde bir sabah, seyahat öncesi kuaföre gittim.

Nostalji müzikler çalıyordu, çok hoşlandım. Sabah ilk girişte dinlediğim müzik, Cem Karaca'nın ki idi.

Tamirci çırağı şarkısı.

Bekir dedim, ben öğrenciyken bizim müziklerdi bunlar.

Bekir'in cevabı: Müzik evrenseldir, güzel olan herşeyi dinlerim ben.

Bu arada, Bekir Trabzonlu'dur, milliyetçi ve gelenekçidir.

Bana da sıkı bir ders verdi sabah sabah😜

Birkaç parça sonra dedim ki, Bekir, tekrar çal tamirci çırağı şarkısını.

Bu sefer sesli eşlik ettim .

Bunu ilk defa yapıyordum.

Bekir başladı gene söylenmeye, Bekir dedim, haydi keyfimi bozma.

Kızlar gülüyorlar atışmalarımıza, hacivat karagöz gibi😉

Dinlemek ve söylemek istiyorum.

Zorda olsa durdu.😜

Bekir konusunu kapatmadan önce bu hafta yaşadığımız bir olayı anlatmak istiyorum.

Sabah saat 8.15 randevu aldım ve 8.30 da gidebildim. Gecikeceğimi kendisine bildirdim.

Bu arada o da bana mesajla geri dönmüş, ben mesajını fark etmedim.

8.30 da randevum var senin saçını yapamam.

Gittiğimde 8.30 olmuştu ve 8.30 randevusu da gecikmişti.

Beni almak zorunda kalmıştı. Daha doğrusu arada kalmıştı. Saçlarım yıkanırken,

8.30 randevusu aradı. 10 dakika gecikeceğim, başka birini alma diye.

O ise aldım dedi .

Bu arada da söylenmeye başladı her zamanki gibi,

Biz geç kalsak bir sürü laf söylersiniz, geciktin geç bırakıyorsun diye, şimdi siz geç kaldınız gene laf söylüyorsunuz.

Bıktım ben bu işten. Bekir haklıydı aynen de öyleydi.

Bu arada 8.30 randevusu 8.45 te geldi benim gibi 15 dakika geçmişti.

Bekir benim saçımı yapıyor ve hiç de acele etmiyordu bitmesi için.

Benim yanımda söylenerek rahatlamıştı.

Ben de gülüyordum haklısın sen geç gelince kızıyoruz ve kapris yapıyoruz dedim. Aynen de öyle yapıyorduk.

Biliyordum beni seviyordu.Çünkü ben, onun söylenmelerine izin veriyordum. Çoğunlukla haklıydı çünkü.

Yavaş yavaş yaptı saçımı ve acayip havalı oldu. Bu şekliyle yaparak benden sonra geleni bekleterek haddini bildirmiş oluyordu.

Bu tavrı çok iyi biliyordum. Çünkü bana da yapabiliyordu.

Burası onun krallığıydı ona ihtiyacımız vardı.😃😜😉

Bekir di ya o, hep böyleydi seviyorduk Bekir'i

O da bizi seviyordu kesin😜😉

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page