top of page

Doğayı yeni fark etmeye başladım.

Kuantum drama eğitimi aldığımızda bazen kamplar oluyordu.

Özellikle doğa ile iç içe olanlar tercih edilirdi. Enerji çalışmalarında ya da kamplarda açık hava ya da yüksek yerler, acayip etkiyi arttırır çünkü.

Örnek verecek olursak; Göbeklitepe, Sümela, Büyükada vb.




Bense doğa ile içiçe olma fikrinden bayağı sıkılıyordum başlangıçta.

Benim için doğa sadece deniz ve deniz kenarı idi.

Ağaç sadece ağaçtı, çiçek de çiçek.

Hep konuşmalarım, hareketli, canlı yerden hoşlanırım şeklindeydi.

Şimdi geldiğim duruma bakıldığında geçmişteki yapaylığıma inanamıyorum.

Bir ağacın büyümesi, olgunlaşması yapraklarının çıkması veya dökülmesi öyle özel ki.

Ya da çiçeklerin.

Şu anda odamda 7 orkide, 3 menekşe ve 1 ağaç gibi büyük çiçeğim var.

Artık onlarla konuşuyorum.

Kızım diyor ki, çiçeklerini sevdiğin kadar beni sevmedin hiç😜

Geçen gün bir çiçeğin renklerini ve desenini fark ettim.

Desenle ve moda ile uğraşanların ilhama ihtiyacı yok inanın.

Doğaya bakmaları ilham için yeterli.

Yalnız bakmak ile görmek arasında çok fark var 😃😉

Bunu nasıl biliyorsun, bilmişlik yapma diyebilirsiniz. Biliyorum çünkü ben öyleydim.😉

Cumartesi 8 eylül 2018, kızımı ders için Etiler'e götürdüm.

Bu arada kızımın gezering16 sitesinde yayınlamak için onun seçtiği Arnavutköy'de bir yere gittik. Eski bir ev ve bahçesi.

Küçük bir bahçe, güzel bir dekor.

Öyle sakin ve dingin hissettim ki kendimi.

Kızıma Etiler'deki dersine taksi ile gidip gelmesini rica ettim. Ders öncesi ve sonrası kızımla sohbet ettik. Kalan 3 saatlik zamanda, kendimle baş başa olmak büyük keyif verdi.

Sürekli ne yer ne içersin diye gelip giden garsonlar yok.

Yeşillik, doğallık ve huzur.

Bir ara yağmur başladı. 3'lü koltukta oturuyordum. Islanmayayım diye farklı bir bölüme geçmemi rica etti garson gelip.

Bahçedeki kapıdan bozularak yapılmış masaya geçtim.

Tam da daktilonun yanındaydı yerim.

Kitabımı yazmaya devam ettim.

Kısacası artık doğayı görüyor ve fark edebiliyordum.

Duyma işine gelince. Zannediyorum duymaya da yeni başladım.

Bundan kasıt farkında olarak duymak.

2 aydır sitemizin bahçesinde yürüyorum.

Birkaç gün önce anlamlı bir şekilde kuş seslerini duyduğumu fark ettim.

Öyle duyuyorum ki, sanki eskiden kuş sesleri ya da böcekleri, kertenkele vb. yokmuş, sanki tek boyutlu resimler gibiymiş farkındalığım. Ya da gölge oyunuymuş benim algım.

Yok artık 😜diyeniniz olduğunu biliyorum.

Bu konuda çok duyarlı kişilerin olduğunu biliyorum aranızda.

İnanın herkes aynı anda aynı farkındalık ve duyarlılığa erişemiyor.

Herkes diğerlerini de kendisi gibi zannediyor.

3 yıl önce çalışma arkadaşlarımla yemeğe çıkmıştık. Tatilden bahsediyorduk.

Arkadaşlarımızdan biri tatilde bir yere gitmek için illa 4-5 gün olması gerektiğini düşünüyormuş. Hatta bu konuda tartıştıklarını söyledi eşiyle. Haklılığından o kadar emindi ki.

Bense hafta sonu ya da 3 günlük yani pazartesi ya da Cuma gününü katarak yapılabilecek tatil organizasyonlarından çok hoşlandığımı anlattım ona. Aynı yıl 3 gün için Paris'e gitmiştik. Gerçi Paris'e ilk gidişimiz değildi ve şehri biliyorduk.

Hiç sıkıştırmadan zevkle güzel mekanlara gidip, geri döndük. Öyle iyi geldi ki.

Aynı durum Türkiye için de geçerli. Hatay seyahatimiz çok güzeldi mesela.

1 günlük Antep seyahatleri var birçok kişinin artık. Yemek turizmi😉

Neyse, başka arkadaşlarda bana katıldı, benim gibi düşünen.

Böylece ikna edebildik diğer arkadaşımızı.

O günden sonra kısa seyahatlere molalara çok sıcak bakmayı öğrendi.

Hatta hep beraber bir hafta sonu seyahat programını da o yaptı bizim için.

İnsanlar değişebiliyor 😍

Olumlu değişikliklerle hayatı karşılamak dileğiyle.

Son Yazılar

Hepsini Gör

Commentaires


bottom of page